İçeriğe geç

Video

Usulu’l Fıkıh Hakkında Bazı Tanımlar - 1 | Usulu’l Fıkıh 4 | Halis Bayancuk Hoca

Halis Bayancuk Hoca · 18 Aralık 2019

Usulu’l Fıkıh Hakkında Bazı Tanımlar - 1 | Usulu’l Fıkıh 4 | Halis Hoca (Ebu Hanzala) Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Usulu'l fıkıh alimler tarafından iki şekilde tanımlanmıştır. 1. Bu fenne lakap olarak tanımlanmıştır. Yani Usulu'l Fıkıh kelimesi birbirinden ayrılmadan tertip halinde okumuş olduğumuz ilmin başlığı, özel ismi olarak tanımlanmıştır. 2. Bazı alimler ise Usulu'l Fıkıh kelimelerini birbirinden ayırıp aslına döndürerek önce asıl sonra da fıkıh kelimesini tanımlamıştır. Kelimelerin detaylı bir şekilde açıklaması alet ilimlerinden olur. Biz fıkıh okurken herhangi bir kitap okurken "Bab" diyoruz. Peki bab ne demektir? Bab: Bir şeye giriştir veya kendisinden herhangi bir şeye girene bab denmiştir. Neden alimler kitaplarını bablara ayırmışlardır? Bununla ilgili zikredilen hikmetlerden birisi okuyanı en canlı tutan yöntem bu olduğundan dolayı alimler kitapları bablara ayırmışlardır. Allah (cc) Kur'an-ı Kerim'i sure sure, cüz cüz, hizip hizip kısımlara ayırmıştır. Sureler birbirine karışık değildir. Her biri ayrı bir konuyu anlatmış ve konun bittiği yerde de hizip başlamıştır. Hakeza alimler de kitaplarında bunu uygulamışlardır. İmriti: 'Usulu'l fıkıh kelimesi iki cüzden mürekkeptir.' diyerek asla muhalefet etti. Çünkü İmam Cüveyni kitabında Usul ve Fıkıh kelimelerini biraraya toplanması için şöyle diyor. Usulu'l Fıkıh iki cüzden telif edilmiştir. Burada telif ve terkip kelimelerinin arasındaki farkı şöyle açıklayabiliriz. Terkip: Mutlak olarak bir şeyi bir şeyin üzerine koymaktır. Telif: İki şey arasında bir münasebetin bir uygunluğun olmasıdır. Bu ayrımdan dolayı kitap yazanlara müellif denir, mürekkib denilmez. Usul nedir? Usul: Asıl kelimesinin çoğuludur. Arap lügatında birçok mana için kullanılsa da en belirgin manası ve alimler tarafından en çok tercih edilen manası 'başkasının kendisi üzerine bina edildiği şeydir.' Istılah: Bir grup insanın normalde birden fazla manaya gelen bir kelimenin o fenni ilgilendiren manası üzerinde ittifak etmeleridir. Usul kelimesi ıstılahta birden fazla mana için kullanılmıştır. Bunların içinde en belirgin olanlar şunlardır: 1. Delil: Asıl kelimesinin en belirgin manası budur. En racih olan mana budur. 2. El-Kaidetul Külliyetul Mustemirra: Külli olan kaidelere de asıl denilmiştir. 3. Ruchan: Eğer bir şeyi kendi yanında bulunan ihtimallere tercih ediyorsak buna da asıl denir. 4. El-Mustehab: Bir konuda asılda var olana dönmektir. 5. Es-Suretu Makisu Aleyh: Kendisi üzerine kıyas edilen manasındadır. Fıkıh nedir? Fıkıh: Bu kelime Arap lügatında mutlak anlayış manasına gelir. Alimler arasında lügat tercih edilen görüş de budur. Allah (cc) Kur'an-ı Kerim'de fıkıh kelimesini mutlak anlayış manasında kullanmıştır: Demişlerdi ki: “Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz (fıkıh etmiyoruz). Gerçekten seni aramızda zayıf görüyoruz. Şayet (koruyup kollayan) aşiretin olmasa, seni taşlardık. (Kaldı ki) sen bizim için değerli biri de değilsin.” (11/Hûd 91) Yedi gök, yer ve bu ikisi içinde olanlar O’nu tesbih eder. O’nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihini anlamazsınız (fıkıh edemezsiniz). (17/İsrâ 44) Istılahta fıkıh ne demektir? Istılahta fıkıh: Tafsili delillerden şeri ve ameli hükümleri bilmektir. İlim: İlim hakkında alimler birden fazla tanım yapmışlardır. Bizim bu tarifler içerisinde seçtiğimiz mana idraktir. Yani ilim mutlak olarak idrak etmektir. Bu tanım hem kati hem de zanni konuları kapsar ve tanımla cehaleti bunun dışına çıkarıyor. Yani cahil asla fakih olamaz. Hükümler: Hüküm dediğimizde zevatı; yani Zeyd ve Amr gibi zatı olan şeyleri bu tanımın dışına çıkardık. Hüküm lügatta bir şeyi bir şeye olumlu ya da olumsuz yönden isnad etmektir. Eğer bir şeyi bir şeye olumlu veya olumsuz yönden isnad ediyor isek be bunun kaynağını şeriat teşkil ediyorsa şeri hükümler, kaynağını akıl teşkil ediyorsa akli hükümler denir. Kaynağını tecrübe teşkil ediyorsa buna tecrübeli hükümler denir. Şer'i: Şer'i diyerek aklı ve tecrübeli olan bütün hükümleri buradan çıkardık ve sadece kaynağını şeriatten alan hükümler kıldık. Ameli: Şeri hükümler iki kısımdır. 1. İtikadi hükümler: Kişinin kalbi veya bilme ile alakalı hükümlerdir. Allah'ın varlığı, kıyamet, rasuller, cennet, cehennem, kabir gibi meselerl itikadi hükümler kapsamındadır. Fıkıh buna dair değildir. Çünkü bir şeyin fıkıh olabilmesi için ameli olması gereklidir. 2. Ameli hükümler Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2MCiNmM Tevhid Dersleri Kanalı için; https://bit.ly/2K8UdYy Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ İletişim: +90 535 766 45 45 Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #UsululFıkıh #FıkıhUsulü #Usul

Halis Bayancuk Hoca · Diğer videolar