İçeriğe geç

Video

Ümmetin Hümanistleri | Siyer Notları - 12 | Enes Yelgün

Tevhid Dersleri · 29 Aralık 2020

Siyer Notları 12. sayısında "Ümmetin Hümanistleri" olan kesimi bizlere anlatacak inşallah. Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Ümmetin Hümanistleri Siyer Notları - 12. yazısına ulaşmak için: https://bit.ly/3nXfpRw Hümanizm Nedir? Genel anlamıyla hümanizm insan aklını, adalet ve etik kavramları temel almış bir anlayış biçimi olarak öne çıkmaktadır. Diğer bir deyişle insanı evrende tek ve en yüksek gören bir değer olarak da tabir edilebiliyor. Ümmetin Hümanistleri başlığını atıyoruz çünkü bu kişiler akide esaslarından önce insanların kalbini kazanmayı kendilerine hedef edinmişler. Yada insanları kazanmayı hedef göstererek Allah'a teslim olmamayı meşrulaştırmışlardır. Ne olursa olsun hümanizm nedir? sorusuna bu kişileri örnek göstererek bir tanım yapabilme imkanımız var. Hümanizm nedir? sorusunun cevabı aslında insanı Allah'tan daha üstün tutmaktır. Halbuki İslam'da Allah her şeyden üstündür. Ama ne yazık ki ümmetimizin hümanistleri küfür ameli işleyen kişileri sırf Allah'ın varlığına inanıyor diyerek tekfir etmiyorlar. Hatta o dereceye varanlar var ki dinler arası diyalog ile Hristiyan ve Yahudilerin bile cennete gireceğini ileri sürdüler. Dinde insanları Allah'ın üstünde tuttular, ahiretteki kararları verenler bile, kendileri olur hale geldiler. Dinler arası diyalog hakkında: https://youtu.be/Tc7vgEGZZIM?t=1111 Aynı şeyler, şekli bazı farklılıklarla beraber günümüzde de mevcut. Tafsilatını önceki sayılardaki yazımızda anlattığımız, türbelere yapılan ibadetler, kandil günlerine has ameller, tevbe ve dua etmek için izlenmesi gerektiği söylenen dolambaçlı yollar... Bunların hepsi günümüz cahiliyesine atalarından kalan, küfür, şirk ve bidat içerikli miraslardan sadece bir kısmıdır. Nedense Mekkeli müşriklerin yaptıkları şirkler anlatılınca kimseden ses çıkmıyor. Ama aynı şeylerin bizim toplumumuzda da olduğunu söyleyince kıyamet kopuyor, itirazlar havada uçuşuyor. Mesela itirazlardan birisi şu; 'Sizin bu anlattıklarınız toplumun her kesimince yapılan şeyler değil. Sadece belli bir zümrenin yaptığı fiiller.' Bu tespit her ne kadar yanlış olsa da, bir an için itiraz edilen noktanın doğru olduğunu varsayalım. Gerçekten toplum içinde sadece belli bir kesim bunları yapıyor olsun. Peki toplumun geri kalanı ne yapıyor? Türbelere bu ibadetleri sunanları engellemeye çalışıyor, muvaffak olamayınca da onları küfür, şirk ile mi nitelendiriyor? Yoksa tembelliğinden ya da başka bir nedenden ötürü evinde yaptığı duanın, yatırlarda yapılan dualara kıyasla daha mı az kabul edilme ihtimali olduğunu düşünüyor? Kandil törenlerine katılmayanlar bu kutlamalara bidat olduğu için mi katılmıyorlar? Yoksa içine şirk, bidat, hurafe sokulmuş bu yeni dinle dahi alakaları olmayacak kadar dini meselelerden uzak oldukları için mi? Bu sorulara verilecek samimi cevaplar aynı zamanda itiraza da bir yanıt niteliğinde olacaktır ve görülecektir ki toplumun büyük bir kısmı, sadece birkaçını sıraladığımız bu fiilleri yapmakta, geri kalan ise yapmamakla beraber bu amelleri gerçekleştirenlere itiraz etmeyip, gıpta ile bakmaktadır. İkinci itiraz ise şudur: 'Bugün İslam ümmeti tağutların zulmü altında inim inim inliyor. Her türlü haktan mahrum bir halde yaşam mücadelesi veriyorlar. Siz ise sadece ihtilafı çoğaltacak ve ümmete hiçbir fayda vermeyecek meseleleri gündeme getirip duruyorsunuz.' Bu itiraza cevap vermeden önce itirazı yapanların kısa bir analizini yapmakta fayda var: Aslında söylediklerimize muhalefet edenler de dile getirdiğimiz şeylerin yanlış olduğunun farkındalar. Fakat bunlar gündeme geldiğinde başlarına gelecek şeyleri çok iyi biliyorlar. Şu anda kalabalıkların büyüsüne kapılıp gitmiş bir haldeler. Bidat içerikli programları yapmayı bıraktıklarında, bulundukları yapıya iman edenlerin dışında kimseciklerin yanlarında kalmayacağını çok iyi biliyorlar. Toplumun, doğal olarak da şu anda etraflarında bulunan kitlelerin kılcal damarlarına kadar sinmiş bazı küfür ve şirk içerikli amellerini eleştirdikleri anda da aynı sonla karşılaşacakları kesin. İşte böyle bir sondan korkmaları, hak olan daveti duyup da etraflarındaki insanların dağılıp gidecekleri endişesi, bu itirazı sürekli dillendirmeye onları sevk ediyor. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki bu itiraz tamamen duygusal(!). Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #ÜmmetHümanist #SiyerNotları #EnesYelgün Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk

Tevhid Dersleri · Diğer videolar