İçeriğe geç

Video

Tekfir Meselesinde Ehli Sünnetin Tutumu - 2 | Veciz Dersleri 33 | Halis Bayancuk Hoca

Halis Bayancuk Hoca · 21 Ocak 2020

Tekfir meselesinde ehli sünnetin tutumu 2. dersinde hücceti ikame etmek nedir, açık ve kapalı meseleler nelerdir konularını Halis Hoca (Ebu Hanzala) anlatıyor. Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN İnsanlar İslam nazarında iki kısma ayrılırlar. Müslim olan insanlar ve müşrik olan insanlar. Müşrikler konusunda ihtilaf kişiye risaletin ulaşıp ulaşmadığı meselesidir. Risaletin ulaşmadığı insanlar fetret ehlidir ve bunlar yeniden imhtihan edilecektir. Şirk üzere yetişen insanlar velev kendilerini semavi bir dine nispet etseler ve bazı amellerde bulunsalar da, veley bir peygamberin şeriatı ile hareket ettiklerini söyleseler de bunlar müşriktir. Örneğin Mekkeli müşriklerin kendilerini İbrahim'e (as) nispet etmeleri gibi Müslüman olan insan ise şirk tevbe eden, namazı kılıp zekatı verenler müslim olan insanlardır. "Şayet (şirkten) tevbe eder, namazı kılar, zekâtı da verirlerse dinde kardeşlerinizdirler. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle detaylı bir şekilde açıklarız." (9/Tevbe, 11) Şirkten tevbe ederek İslam olan insanlar bazen İslam'a muhalefet edebilirler. Bu küfür veya şirk noktasında olabilir. Eğer şeriata muhalif oldukları nokta usulud dine dahil olan, zorunlu bilinmesi gereken dinin asıllarından olan meselelerdense bu insanlar tekfir edilirler ve bunların mazeretine de bakılmaz. Lakin küfre ve şirke giren insanların bu eylemi kapalı bir mesele ise -herkesin bilemeyeceği, ancak ilim ehlinin bilebileceği, delili kapalı olan, vakası kapalı olan- bu adamın tekfiri için şartların yerine gelmesi engellerin ortadan kalkması hüccetin ikamesi gerekir. Usulud din, asıl olan meseleler nelerdir? Allah'ın (cc) şeriatte nas kıldığı meseleler asıl olan meselelerdir. Bu meselelerde hüccet Kur'an'ın ulaşması ile ulaşmıştır. Mesela Allah'ı (cc) ibadette birlemek nas kılınmış bir mesele olup, dinde bilinmesi zaruri olan bir meseledir. Aynı şekilde namazın kılınması gerektiği, içkinin haram olduğu gibi meselelerde şeriatın Kur'an ve Sünnette bizzat nas kıldığı bilinmesi zaruri olanlardır. Bu meselelerde hüccet Kur'an'ın ulaşması ile herkese ulaşmış demektir. Çünkü Allah (cc) şöyle buyuruyor: "Bu Kur'an bana vahiy oldu ki, ben onunla sizi uyarayım ve kendisine ulaşanlar onunla uyarılsın." (6/Enam, 19) Kapalı olan meseleler Kapalı olan bir meselede bir Müslüman şeriata muhalefet ettiği zaman ona hüccetin ikame edilmesi gerekir. Bu kişiye hücceti ikame ederken, hüccetin ikame edilmesinde aranan bir takım şartlar vardır. Bu şartlar şunlardır; 1. Hücceti ikame eden kişinin adet sayısı önemli değildir, bir kişide olabilir. Bunun delili; Allah'ın (cc) kendi hüccetini insanlara ulaştırmak için Peygamberleri tek başına göndermesi ve Rasûlullah'ın (cc) bölgelere elçilerini tek kişi olarak göndermesidir. 2. Hücceti ikame eden kişinin, hücceti ikame ettiği konuda bilgi sahibi olması gerekir. Çünkü birşeyin cahili onu kaybeden gibidir; birşeyi kaybedenin de onu başkasına vermesi mümkün değildir. Bu demek değildir ki hücceti ikame eden kişinin müçtehid olması gerekir. Bu kişinin sadece o konuda bilgisi olan bir insan olması yeterlidir. 3. Hücceti ikame eden kişinin adalet sıfatına sahip olması gerekir. Allah (cc) diyor ki; "Fasık size bir haber ulaştırdığı zaman onu açıklığa kavuşturun." Eğer hücceti ikame eden adam, dine göre adalet sıfatını yitirmişse bu adam hücceti ikame edemez. Çünkü haber verdiği meselelerin tek tek araştırılmaya ihtiyacı vardır. Fasıklık veya adalet dine göre belirlenir. (doğruluk, takva, örfe uygunluk) Karşıdakinin kişiyi fasık olarak görmesi önemli değildir. Çünkü bütün kafirlere göre Peygamberler yalancıdırlar. Önemli olan kişinin dine göre adaletli olup olmadığıdır. 4. Hücceti ikame eden kişinin, hücceti ikame ettiği kişilerin lugatını bilmesi gereklidir. Çünkü Allah (cc) şöyle buyuruyor; "Biz her kavme kendi lisanında bir Peygamber gönderdik ki onlara açıklasın." Soru: Hücceti ikame eden kişinin bu şartlardan birini yitirdiği zaman ne olur? Cevap: Hücceti ikame edilmiş olur ama hemen olmaz süreyle olur. Eğer kişi hücceti ikame edemediyse karşıdaki kişinin bunu araştırması üzerine farz olmuştur. Eğer umursamazsa ve araştırmazsa bu adama hüccet ikame olmuştur. Çünkü bu kişi deliller var olmasına rağmen bunlardan yüz çevirmiştir. Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2MCiNmM Tevhid Dersleri Kanalı için; https://bit.ly/2K8UdYy Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ İletişim: +90 535 766 45 45 Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #Hüccet #Tekfir #Akaid

Halis Bayancuk Hoca · Diğer videolar