İçeriğe geç

Video

Tasavvuftaki Sapkın Kader Anlayışı

Halis Bayancuk Hoca · 3 Ocak 2022

Tasavvuftaki Sapkın Kader Anlayışı | Halis Bayancuk Hoca (Ebu Hanzala) Mevlana’nım torunlarından biri ile ilgili şu anlatılıyor. Çelebi adında bir vatandaş. Gelip buna o dönemdeki bu bölgeyi elinde bulunduran, Konya’yı elinde bulunduran Karamanlılar buna diyorlar ki: "Efendim, yani biz sizin dindaşınızız. Bizi burada istemiyorsunuz ama Moğolları burada istiyorsunuz. Biz size komşuyuz sizi seviyoruz bizi istemiyorsunuz, Moğolları istiyorsunuz.Cevap ne biliyor musunuz kardeşlerim?" "Biz dervişiz" diyor Çelebi efendi. "Bizim nazarımız Allah’ın iradesine bağlıdır. Allah şu an sizi istemiyor. Allah şu an Moğolları istiyor. Allah Moğolları istediği için biz de Moğolları istiyoruz." diyor. Yönetim sahipleri tasavvuftaki bu sapkın kader anlayışını bildikleri için ..... Batı dünyası son yüzyıldır İslam âlemine karşı yeni bir haçlı seferi başlatmıştır ve şu son 30 yıldır, 20 yıldır açık açık İslam ile savaştıklarını açık açık söylüyorlar. Lakin aynı Batı, yıllardan bir yılı, Mevlana yılı ilan ediyor. Avrupa’nın farklı yerlerinden otobüs kaldırıyor, uçak kaldırıyor, kendi vatandaşlarını Mevlana’nın kabrini ziyaret etsinler diye Konya’ya getiriyor. Burayı dünya miras kültürünün bir parçası kabul ediyor. Korunması gerektiğine dair özel bir çaba çaba sarf ediyor. Etrafını Türkiye’ye zorla restore ettiriyor. Niye? Çünkü burası sadece size ait değildir, diyorlar. Burası dünya kültürünün bir parçasıdır, dünya kültürünün bir mirasıdır. Buna dünya adına sahip çıkacaksınız, diyorlar. Peki soru: Yani bu adamlar İslam aleminin her karışına bomba yağdırıp, her karışını necis postalları ile çiğnerken niçin bu adamlar geçmişteki putperest yönetim sahipleri gibi neden dolayı bu adamlar kabirperestliğin yayılması için bu kadar özel çaba sarf ediyorlar? Hoca'mızın Tasavvuf ile alakalı detaylı dersi için: https://www.youtube.com/watch?v=Et75p-e-c9o&t=1s İzlediğiniz dersin tamamı için : https://www.youtube.com/watch?v=-kP8gro9kWc Tasavvufun nasıl ortaya çıktığı, geçmişteki ve günümüzde tasavvuf anlayışı anlatılarak, İslam’ın tasavvufa bakışının ne olduğu açıklanıyor. Tasavvufun paralel bir din olduğu ve tasavvuf ehlinin insanlara paralel Allah’lar, paralel peygamberler, paralel kitaplar uydurdukları anlatılıyor. Tasavvufun, şeytanın insanı manevi ve ruhsal tarafa meylettirip, insanların Peygamberin sünnetinden yüz çevirmeleri sonucu ortaya çıktığı ve bu konuda Resullah’ın (sav) şöyle buyurduğu anlatılıyor: "Enes (r.a) anlatıyor: Peygamber'in (sav) hanımlarının yanına bir grup erkek gelerek Resulullah'ın (sav) ibadetinden sordular. Kendilerine sordukları husus açıklanınca sanki bunu az bularak: "Resûlullah (sav) kim, biz kimiz ? Allah onun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir, dediler. İçlerinden biri: "Ben hiçbir surette evlenmeyeceğim, kendimi ibadet vereceğim." dedi. Biri dedi ki: Ben hiç uyumayacağım geceleri namaz kılacağım. Biri dedi ki: Ben hep gündüzleri ibadet halinde geçireceğim. – Bu durumdan haberdar olan - Peygamber (sav) onları çağırdı: – Siz misiniz bunları bunları söyleyen? – Evet ey Allah’ın Resulü. – Allah'a yemin olsun Allah'tan en çok korkanınız ve yasaklarından en ziyade kaçınanız benim. Fakat buna rağmen, bazan oruç tutar, bazan yerim, - geceleri - namaz kılarım ve uyurum da ; kadınlarla beraber de olurum. – İşte benim sünnetim budur - kim benim sünnetimden yüz çevirirse o benden değildir " buyurdu. (Buhari) Tasavvuf nasıl başladı? 1. Peygamberin (as) sünnetinden yüz çevrilmesi 2. Kelam meselelerin toplumun gündemine girmesi sonrası, şeytanın vesvese vermesi ile insanların Hristiyan rahipler gibi inzivaya ve yalnızlığa çekilip Müslümanların ortamından uzaklaşması 3. Tasavvuf ve tasavvufla beraber şirkin felsefi bir surette tasavvuf kılıfı altında Müslümanların gündemine girmesi İslam’ın en temel akaid ilkelerinden bir tanesi Allah yaratandır, kul yaratılandır ve ikisi birbirinden farklıdır ilkesi olduğu, tasavvuf ehlinin ise Hallac-ı Mansur ve Muhyiddin-i Arabi gibi fenafillah inancına sahip olarak Allah’a şirk koştukları, daha kötüsü kendilerini Allah ile bir tuttukları anlatılıyor. Tasavvuf erbabının Allah’ın helallerini haram, haramlarını helal haline getirmeye çalıştıkları ve kendilerinin her yaptıklarının meşru görünmesini istedikleri aktarılıyor. Felsefecilerin Vahdeti vücut, hulul inancı, hakikati Muhammediye, nuru Muhammedi gibi Allah’ın hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri tasavvuf adı altında toplayarak İslam toplumu içerisinde yaymaya başladıkları anlatılıyor. Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… İletişim: +90 535 766 45 45 #Shorts #Tasavvuf #seslizikir #EbuHanzalaHoca #TevhidDersleri #TevhidDergisi

Halis Bayancuk Hoca · Diğer videolar