Video
Peygamberimizin (sav) İsimleri ve Mahiyeti | Siyer Notları - 24 | Enes Yelgün
Tevhid Dersleri · 16 Mart 2021
Peygamberimizin (sav) İsimleri ve Mahiyeti | Siyer Notları - 24 | Enes Yelgün Peygamberimizin İsimleri: Muhammed Ahmed Mahi Haşir Âkib Tevhid Dergisi 24.sayı Siyer Notları yazısının tamamına ulaşmak için bu linki kullanabilirsiniz: https://bit.ly/3rSFZgL Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Yetim olarak dünyaya gelen Peygamber'e sallallahu aleyhi ve sellem en yakın ilgiyi dedesi Abdulmuttalip gösteriyordu. Kavminin de efendisi olan Abdulmuttalip torununa 'Muhammed' adını koydu. Siyer kitaplarında geçen genel bilgilerin aksine Muhammed daha önceden hiçbir insanın kullanmadığı bir isim değildi. Özellikle Muhammed adında bir Peygamberin geleceğini bilen Yahudiler ve bu haberi Yahudilerden duyan bazı Arap kabileleri kendi çocuklarına bu ismi vermişlerdi. Allah Rasûlü'nün (sav) 'Muhammed' dışında birçok ismi vardır. Biz bunlardan bir kısmını manalarıyla beraber zikretmeye çalışacağız. Ama öncesinde bu isimleri aktarmamızın neden önemli olduğunu anlatmaya çalışalım. İsimler aslında kişilik ve ahlakın yansımasıdır. Hele hele insana daha sonradan takılan isimler bu durumun daha açık göstergesidir. Bizler Allah Rasûlü'nün kişiliğini en ince ayrıntısına kadar öğrenmek, ahlaki vasıflarını bilip o özelliklerle ahlaklanmakla yükümlüyüz. O yüzden bu isimlerin arkasındaki anlamlar ciddi manada önem arz etmektedir. Peygamberimizin (sav) İsimleri hakkındaki hadis Allah Rasûlü kendi isimlerini şöyle sayıyor: "Benim beş tane ismim vardır: Ben Muhammedim. Ben Ahmedim. Benimle Allah'ın küfrü sildiği Mahiyim. İnsanların (kıyamet gününde) ayaklarımın altında toplanacağı Haşirim. Ve ben Âkibim.'' (Buhari, Müslim) 'Ahmed' ismi Allah Rasûlü'nün İncil'de geçen ismidir. 'Muhammed' ise Yahudilerin kaynaklarında geçmektedir. 'Âkib' ismini Tirmizi 'kendisinden sonra Peygamber gelmeyecek olan' diye açıklamıştır. Bu isimlerden üzerinde asıl durmak istediğimiz Mahi'dir. Özellikle kendisini İslam'a hizmet ettiğini iddia edip de küfürle mücadele dışında her şey için koşturan insanlar oturup bu ad üzerine kafa yormalıdırlar. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem küfre kılıf bulmak, onların ehline hoş görünmek, onlarla diyalog yapmak, türlü düzenbazlıklarla onları ateşten kurtarmaya(!) çalışmak için gelmemiştir. Onun tek bir amacı vardı: Son kalıntısına kadar küfürle mücadele etmek ve onun kökünü kurutmak. İnsanlar ya bilinçli olarak bu amaçtan sapmışlar ya da uydurdukları menhec onları son nokta olarak buraya götürmüştür. Bilinçli olarak küfrü hedef tahtasından çıkaranlar için söyleyebileceğimiz herhangi bir şey yoktur. Fakat asıl olarak hedeflerinin küfürle uğraşmak olduğunu iddia edip de vakıada Müslümanlara sataşmaktan, onlarla uğraşmaktan başka bir amel ortaya koymayanlar bir süre sonra kendilerini küfürle aynı cephede bulmaya başlayacaklardır. Bu duruma düşmekten Allah'a sığınırız. Allah Rasûlü'nün başka bir ismi de bizzat Allah (svt) tarafından ona (sav) verilmiştir: "De ki: 'Şüphesiz ki ben apaçık bir uyarıcıyım.' '' (15/Hicr, 89) Günümüz davetçilerinin vasıflanmaya ne kadar da muhtaç oldukları bir isim! Allah Rasûlü'nün davetinde kapalılık, karışıklık yoktu. Tevhid ve şirkin sınırları çok netti. Habeşli bir köleden Mekke'nin efendilerine kadar herkes bu çağrıyı duydukları ilk anda anlayabilecekleri bir berraklıktaydı. Bu yüzden davet hemen dost ve düşman kazanmış, saflar ilk günden netleşmişti. Dini bugün insanlara ve sonraki kuşaklara taşımakla yükümlü davetçilerin götürdükleri davet böyle mi peki? İhtilafların ve füru meselelerin üzerine bina edilmeye çalışılan bir davetin, takipçilerine nasıl bir faydası olabilir ki? Halbuki Allah hem ayetlerin apaçık olduğunu hem de davetçinin bunları çok net bir şekilde anlattığına vurgu yapmıştır: "Elif Lam Ra. Bunlar kitabın ve apaçık bir Kur'an'ın ayetleridir.'' (15/Hicr, 1) Hatta hakkın apaçık olması belki yeterli olmaz diye batıl bile tafsilatıyla anlatılmıştır: "Böylece suçluların yolu belli olsun diye ayetleri iyice açıklıyoruz.'' (6/En'am, 55) Durum böyleyken bu kargaşanın nedeni delillerin kapalılığı olabilir mi? Yoksa davetçi olduğunu iddia edenler yalnızlıktan korkup daha geniş kitleler uğruna davetlerini bulanıklaştırmaya mı başlıyorlar? ... Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/3oJsI7z Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Tevhid Gündemi Haber Sitesi İçin: http://tevhidgundemi.com/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #Peygamber #Siyer #EnesYelgün Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk
Tevhid Dersleri · Diğer videolar
3:29Rabbim Birdur Şuphesuz | Tevhidî Uyanış10 Temmuz 2026
16:06KATO Zirvesinin Perde Arkası | Tevhid Sanat8 Temmuz 2026
27:40Allah’tan Başkasına Adanan Adaklar | Kitabu't Tevhid 13 | Ömer Akduman26 Haziran 2026
4:08İdgâm-ı Bila Gunne | Tecvid Dersleri 2425 Haziran 2026
0:19Tevhidî Uyanış'tan Yeni Karadeniz Eseri: "Rabbim Birdur Şuphesuz"24 Haziran 2026
16:56Gıda Katkı Maddelerinin Görünmeyen Zararları | Gıda Y.Mühendis Cundullah Özalp | Helal ve Temiz23 Haziran 2026
