İçeriğe geç

Video

Ortadoğu'ya Sıçrayan Kan: Safevi İran | Tevhid Dergisi | Sesli Makale

Tevhid Dersleri · 5 Ocak 2020

İran'ın gerçekte nasıl bir yapıya sahip olduğunu anlamak için: Tevhid Dergisi 38. sayısında yayınlana Ortadoğu'ya Sıçrayan Kan: Safevi İran sesli makalesinde İran ne istemektedir? Bütün bir İslam dünyasını ve özelde Sünni âlemi karşısına almayı nasıl göze almıştır? İran'ın bölgede bu kadar etkili olmasını sağlayan şey nedir? Devrimle beraber tüm dünyanın inandığı İran-Batı düşmanlığı, İran'ın vahdet çağrıları yalan mıydı? sorularına cevaplar veriliyor. Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN İran, yani bir zamanlar dünyanın iki büyük gücünden biri olan Sasani İmparatorluğu, Ömer radıyallahu anh döneminde bitirildi. Kadisiye Savaşı, onların Farisi varlıklarına son vermiş, önlerinde tertemiz bir sayfa açmıştı. İslam dinine davet edilmiş ve kurtuluş diniyle tanışmışlardı. Ancak onlar, hiçbir zaman bunu bir nimet olarak görmediler. İslam'la tanışmış olmaktan ziyade büyük imparatorluklarının yıkılmış olmasını dert edindiler. Zorunlu olarak kabul ettikleri İslam'ın öğretilerini, asli kaynaklarından öğrenmeye yanaşmadılar. Eski kültürlerini İslam altında yaşattılar ve genelde Araplara, özelde Ömer'e kinlerini canlı tuttular. Ömer'i radıyallahu anh katleden Mecusi Ebu Lulu'nun türbesi, İran'ın Keşan vilayetinde bütün ihtişamıyla durmaktadır. Bir zamanlar baskılar sebebiyle kapatılan türbe, 2007 yılında İran Kültür Bakanlığı'nın restorasyon çalışmaları sonucunda tekrardan açılmıştır. İslam'ı kabul ettikten sonra Şii akidesini seçtiler. Bu, onların ehli beyt sevgisinden ya da Ali'nin radıyallahu anh mazlumiyetine inanmalarından değildir. Öyle olsa Hüseyin'i radıyallahu anh yardımsız bırakıp Emeviler tarafından katledilmesine göz yummazlardı. Onların bu akideyi kabul etme nedenleri veya daha doğru bir ifadeyle, ortaya atma sebepleri; İslam ve İslam'ın şahıslarında müşahhaslaştığı sahabeye düşmanlıktır. Kabul ettikleri akideye göz atıldığında, tüm akaid ilkeleri; Allah'a, Rasûlüne ve Kur'an'a eksiklik izafe etmekte, daha açık bir ifadeyle İslam'a zarar vermektedir. Elimizde bulunan Kur'an'ı tahrif edilmiş kabul eden, sahabenin çoğunluğunu tekfir eden ve imamların masum olduğuna inanan, Peygamberlerin vazifelerinde başarıya ulaşmadıkları, mutlak başarının ahir zamanda kendi imamlarının/beklenen Mehdi'nin gerçekleştireceğine itikad ederler. Bu akideye göre; Allah (svt), açıkça halifeyi belirtmemiş ve İslam'ın asıllarına dair bir meseleyi kapalı bırakmıştır. Böylece ümmeti en önemli meselede karışıklık içinde bırakmıştır. Hakeza işleri ümmete en açık hâliyle bildirmekle mükellef olan Peygamber de sallallahu aleyhi ve sellem bu vazifeyi yerine getirmemiştir. Ki bazı Şii âlimleri, bunu açıkça dillendirmektedir. İndirdiği Kur'an'ı muhafaza edememiştir. Kur'an'dan açık hükümler halife eliyle çıkarıldığında -ki onların iddiasına göre on bine yakın ayettir- Allah müdahalede bulunmamıştır.( Bu akide, Şia'nın en temel kitaplarında mevcuttur. Başta Usul El-Kafi olmak üzere, Şia için asli kaynak kabul edilen kitaplarda elimizdeki Kur'an'ın eksik olduğuna dair onlarca rivayet vardır. Humeyni de 'Keşfu'l Esrar' adlı eserinde tahrif iddiasını yenilemiştir. Zannedildiği gibi bu, Şia'nın geçmişte kalan bazı sapkınlarının akidesi değildir. Günümüze kadar yaşayan ve Rafızi İran'ın savunduğu akidedir. Şia, bunun karşısında ne yapıyor: a) İlk zamanlar, tercüme ettikleri kitaplardan bu rivayetleri ve Sünniler tarafından kabul görmeyecek diğer inançlarını çıkarıp tercüme ettiler. Humeyni'nin kitapları, buna örnek gösterilebilir. b) Bazı araştırmacılar, bu rivayetleri kaynaklarıyla beraber izhar ettiklerinde onlara suikast düzenleyip susturmaya çalıştılar. İhsan İlahi Zahir isimli âlimin, Şia'nın asli kaynaklarını tarayarak derlediği kitaplar, dünyada infiale neden olunca, onu Cuma hutbesinde katlettiler. c) Kitle iletişim araçlarının yayılmasıyla beraber, mızrak çuvala sığmamaya başladı ve tüm İslam âlemi, Şia'nın bu necis itikadından haberdar oldu. Bundan sonra farklı fraksiyonlar ortaya çıktı. Tevhid Dergisi “Ortadoğu'ya Sıçrayan Kan: Safevi İran” başlıklı 38. Sayısının Tamamını Okumak İçin: https://bit.ly/2SUWgmu Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #iran #gündem #SesliMakale Ebu Hanzala Hoca Halis Bayancuk Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Sesli Makale Kasım süleymani gündem

Tevhid Dersleri · Diğer videolar