Video
Medya Baskısı ve Sistem | Ali Öner | Panel
Tevhid Dersleri · 15 Temmuz 2020
Medya Baskısı ve Sistem | Ali Öner | Panel Mazlumder Genel Başkanı Ali Öner Halis Hoca ve onun nezdinde yaşanan uzun tutukluluk süreçleri ve medyanın mahkemelere olan etkisi hakkında konuştu. Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Sistemin temeli atıldığında, temel düzgün olmayınca bir türlü inşa etmeye çalıştığımız bina doğru çıkmıyor. Doğal olarak, kurulmuş Türkiye Cumhuriyetinin de temelinde istiklal mahkemeleri ”asılmasına bilahare savunmasının alınmasına" Yani oluşmuş algı budur. Bir insanın ne düşündüğü, bir suç işleyip işlemediği, herhangi bir gerekçesi aranmıyor. Eğer herhangi farklı bir düşüncesi varsa, sisteme yönelik bir eleştirisi söz konusu ise bu kişi ya yok edilmeli ya da değişen dünya şartlarında eğer yok edilemeyecekse o zaman buna göre uzun tutukluluk süreleri konmalıdır. Uzun tutukluluk süreleri ile kişi; sistemin tanıdığı, gördüğü vatandaş tipine uymuyorsa uymuyorsa bu uzun tutukluluk süresi ile terbiye edilmeye çalışıyor. Şimdi Türkiye’de Halis BAYUNCUK ve bu minval üzerinden birçok davanın gerekçelerine baktığınızda bunu çok rahat görüyorsunuz. Oluşturulmuş olan iddianame, bireyi içeride tutabilecek potansiyele sahip değil. Yani aslında kendilerinin yapmış olduğu bir put var. Bu putu da istediklerinde -eğer makul vatandaş değilse- çok rahat bir şekilde yiyebileceklerini bize gösteriyorlar. Şu anda bu dava da aslında bunu bize gösteriyor. Avukat Serkan Bey, uygun bir şekilde davanın durumunu bize anlattı. Diğer bir tarafta ise eğer mevcut şartlar ülkedeki medya ve sosyal medya üzerinde bir mahkûmiyet sağlamayacaksa, o dördüncü kuvvet dedikleri -daha önceki darbeler döneminde, biliyorsunuz darbelerin ana ayağını medya hazırlıyordu, sonra da askerler darbeyi gerçekleştiriyorlardı- şu anda hem Meclis üzerinden hem medya üzerinden birileri mahkûm edilmişse, medya üzerinden hâkim üzerinden, savcı üzerinden, bir güç gösterisinde bulunarak, bir baskı uygulayarak, bu bireyin daha fazla içeride tutulmasını sağlayabiliyorlar. Halis Bey’in de bu son tutukluluğun sonlandırılması sürecinde ortaya konan durum da bunu bize gösteriyor. Medya bunu işliyor, doğal olarak on dakikada hâkimlerin dosya okuması gerekmiyor. Hâkimin yaptığı şey şu: Orada önündeki bilgisayara internet üzerinden isim giriyor, kim bu adam, diyor. Sonra oradan çıkan bir sürü aleyhine ya da lehine meseleleri değerlendiriyor. Sonra diyor ki: “Hiç başımızı ağrıtmaya gerek yok. Birileri bunu istiyor. Zaten medyada da ağrılık bu yönde, bir şey olmaz. Bir 5-10 yıl daha yatsın ne olacak? Zaten bu vatandaş da değil.” Türkiye’de birçok siyasi mesele, siyasi dava bu minval üzerinde yürüyor. Bu anlamda da kendilerinin oluşturmuş olduğu hem Anayasanın kendisi hem de ceza hukuku üzerinde, insan hakları bağlamında -insan hakları bağlayıcıdır- bu bağlayıcılığının hepsinin çok rahat bir şekilde sonlandırıldığını görüyoruz. Bizim burada toplanmamızın nedeni, nisan ayında evinde olması gereken, yani dışarıdan yargılanması gereken Halis Bayancuk’un da yarın yapılacak davasında bu medya baskısı, birilerinin bu hukuksuzluğu en azından dile getirmek, belki bu anlamda da bu hukuksuzluğun giderilmesi... En azından geç gelen hukukun, geç gelen adaletin adalet olmadığını biliyoruz. Geç gelmesi, zaten bir gecikme var. Daha da gecikmesin. Bunun sonlandırılması için bir çağrıda bulunmak ve bu anlamda da en azından yarın öbür gün herhangi birisi düşüncesinden dolayı Türk yargısının karşısına çıktığında şundan emin olmak ister: Ben düşüncelerimle... yani çünkü benim düşüncelerim, ifadelerim, inançlarım anayasal güvence altına alınmış, bunu kendi Anayasaları söylüyor. En azından ben düşüncelerimden dolayı, inancımı yaşamaktan dolayı herhangi bir mahkemenin karşısına çıktığımda adil yargılanabileceğim güvenini almak istiyorum. Bu güveni de kaybetti. Onun için Türkiye’de bir hukuk krizi var. Bu krizin de aşılması gerekiyor. Medyanın hukuk üzerindeki bu baskıcı, zorbacı yargıların bitirilmesi gerekiyor. Bunların dile getirilmesi gerekiyor. Ve Türkiye’nin de artık bu İstiklal Mahkemesi zihniyetinin devam edilmemesi gerektiğini; artık gerçekten adil, şeffaf bir yargılamanın olması gerektiğini; bu ülkenin bütün vatandaşlarının bundan emin olması gerektiğini bilmesi gerekir, diye düşünüyorum. Onun için de inşallah yarınki davada bu körelenmiş, olabildiğince adaletsiz yargı, gerçek kararını vererek adil bir yargılamayla en azından şimdiye kadarki hukuksuzluğu bir nebze de olsa bertaraf eder, diye ümit ediyorum. Teşekkür ederim. Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #AliÖner #Panel #HalisHoca Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk
Tevhid Dersleri · Diğer videolar
3:29Rabbim Birdur Şuphesuz | Tevhidî Uyanış10 Temmuz 2026
16:06KATO Zirvesinin Perde Arkası | Tevhid Sanat8 Temmuz 2026
27:40Allah’tan Başkasına Adanan Adaklar | Kitabu't Tevhid 13 | Ömer Akduman26 Haziran 2026
4:08İdgâm-ı Bila Gunne | Tecvid Dersleri 2425 Haziran 2026
0:19Tevhidî Uyanış'tan Yeni Karadeniz Eseri: "Rabbim Birdur Şuphesuz"24 Haziran 2026
16:56Gıda Katkı Maddelerinin Görünmeyen Zararları | Gıda Y.Mühendis Cundullah Özalp | Helal ve Temiz23 Haziran 2026
