İçeriğe geç

Video

Meclis ve Medya Mahkemeleri | Enes Yelgün | Panel

Tevhid Dersleri · 23 Temmuz 2020

Meclis ve Medya Mahkemeleri | Enes Yelgün | Panel Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Öncelikle Mazlum-Der ve Özgür-Der yetkililerine böyle bir organizasyon düzenledikleri için teşekkür ediyoruz. Yaşadığımız şu dönem içerisinde gerçekten birçok mağduriyet ile karşılaştık. Kaya Bey’in de ifade ettiği gibi Halis Bayancuk Hoca 2008 yılından beri yargılanıyor. 2007 yılından beri Türkiye’de insanları İslam’a çağıran bir davetçi… Tevhid Dergisi camiası olarak o günden beri defalarca soruşturma geçirdik, birçok kardeşimiz cezaevine alındı, tutuklandı. Şu an hâlâ mahkûmiyet almış olan ve cezaevlerine alınmış olan kardeşlerimiz var. Böyle bir süreç içerisinde bu mağduriyeti dillendirme konusunda birçok camia geride duruyor. Fakat Özgür-Der, Mazlum-Der, yine burada katılımcılardan Köklü Değişim Dergisi olarak ve diğer camialardan aynı şekilde bu konuda bize destek çıkan, bu mağduriyeti dillendirenlere tekrardan teşekkür etmek istiyorum. Tevhid Dergisi camiası olarak bizler özelde bunu bizzat yaşadık. Fakat farklı camiaların da aynı zamanda yaşadıklarını görmüş olduk. Maalesef yargılamalar sadece mahkeme salonlarında yapılmıyor. Bizlere herhangi bir suçlama yöneltildiğinde, bizler mahkeme salonlarına gittiğimizde kendimiz hakkında savunmalar yapabiliyoruz. İşte orada bizimle ilgili söylenen delilleri çürütebiliyoruz. Mahkeme başkanını belki ikna edebiliyoruz edebiliyoruz veyahut da savcıyla alakalı bir diyaloga geçip onu ikna edebiliyoruz. Fakat daha sonrasında yapılan yargılamaların aslında mahkeme salonu dışına da taştığını, işte son örnekte yaşadığımız gibi mecliste de bir mahkeme kurulduğunu veyahut da işte farklı yerlerde medyada bir mahkeme kurulduğunu görüyoruz. 28 Şubat sürecinde veya daha önceki süreçlerde mahkeme salonu dışındaki bu yargılamalara veyahut da yargılamalara müdahalelere biz zaten şahitlik etmiştik. Fakat son süreçte bunun çok daha fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Biz bu -özellikle- son tutuklamayla, son tahliyeyle ve daha sonrasında tekrar tutuklamayla alakalı süreçte medya üzerinde hâlâ medyanın mahkemeler üzerinde bir etkisi olduğuna bir kez daha şahitlik etmiş olduk ve maalesef artık şöyle bir pozisyona geldik. Biz sadece mahkemeleri ikna etmekle yetinmeyeceğiz medyayı da ikna etmemiz lazım onlara da bizim suçsuz olduğumuzu ifade etmemiz, anlatmamız lazım. Her birisiyle alakalı bütün bu savunmalarımızı yapacağız, hepsi razı olacak, ‘’evet, bunlar suçsuzdur...’’ (diyecek). Ondan sonra Halis Hoca hakkında veya diğer mağdurlar hakkında olumlu bir şekilde karar verilebilsin. Öncelikle bu hususun altını çizmek istiyorum. Burada medyanın çok ciddi bir etkisinin olduğunu, yazılı ve görsel medyayla birlikte son süreçte özellikle sosyal medyanın, Youtube’da kişilerin bireysel olarak paylaştıkları videoların da aynı şekilde bu mahkeme süreçlerini etkilediğini söylemek gerekir. Burada bir öz eleştiri de yapmak isterim. Bizler de sonuçta bir camia olarak kendi yayın organlarımız var. Haber sitemiz var, işte diğer kuruluşlarımız mevcut. Bu medyaya düşen haberlerle alakalı onları gündemleştirmeyle ilgili olarak maalesef biz de geçmiş dönemde bu haberlerin kimden geldiğine dair net bir araştırma yapmadan belki -bu haberleri- biz de servis etmiş olabiliriz. Ama gelinen süreçte şunu görüyoruz ki, demek ki bu haberlerin kimden geldiği net bir şekilde araştırılmalı ve eğer haber verilecekse en azından iddia boyutunda verilmelidir. ... Konuşmacılardan birisi, Eren Erdem ile ilgili konuyu anlattı. Dedi ki, işte Eren Erdem meclis kürsüsünde diyor ki: "Bu Halis Bayancuk diyerek, herhalde elinde kâğıt olunca biraz daha inandırıcılığı fazlalaşıyor) IŞİD’in Türkiye liderliği, evinde silahlar, bombalar, patlamaya hazır bir araba bulundu." diyor. Hani bu kadar rahat bir şekilde -yalan ne kadar büyük olursa inandırıcılığı da o kadar olur mantığıyla herhalde- rahatlıkla söylenebiliyor ve bunun sebebi de zaten medyada çıkan haberlerle (alakalı) biz daha sonrasında hakkımızda menfi olarak konuşan kişilerle görüştüğümüzde diyorlar ki: "Evet, doğru söylüyorsunuz. Biz zaten sizinle ilgili bilgileri medyadan alıyoruz. Bu yüzden bu açıklamayı yaptık." Kimse bize bir şey sorma ihtiyacı hissetmiyor... Öyle ise burada elbette birbirimizle alakalı veyahut da hangi kesim olursa olsun fark etmez, yaşanan bir mağduriyetle alakalı medyada çıkan haberlere net bir şekilde "işte bu doğudur" diye yaklaşmamak, ilk önce bunun arka planını araştırmak ve ondan sonra hakkın ve doğrunun yanında olmak hepimizin üzerine bir vazifedir diye düşünüyorum. Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #Meclis #Mahkeme #Panel Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk

Tevhid Dersleri · Diğer videolar