Video
İlim Tarihini Değerlendirmede Usul | Tevhid Dergisi 105. Sayı Sesli Makale | Halis Bayancuk Hoca
Halis Bayancuk Hoca · 24 Mayıs 2022
İlim Tarihini Değerlendirmede Usul | Tevhid Dergisi 105. Sayı Sesli Makale | Halis Bayancuk Hoca Yazının Tamamına Erişmek İçin: https://tevhiddergisi.org/makaleler/ilim-tarihini-degerlendirmede-usul Allah’ın adıyla. Allah’a hamd, Resûl’üne salât ve selam olsun. Es-Selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu, Yüce Allah her birinize af ve afiyet ihsan eylesin. Sizleri sevdiği, razı olduğu ve rahmetiyle kuşattığı bahtiyarlardan kılsın. Hamdolsun, ben iyiyim. Siz kardeşlerime duacıyım, sizlerden de dua beklemekteyim. Bu ay işleyeceğim konu; ilim tarihini değerlendirirken nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ve hâlihazırda bu işi yaptığını iddia eden akademinin kaynak ve usul yönünden değerlendirilmesi… Şöyle ki; Allah (cc) ve Resûl’ü (sav), inanan toplumların belli bir zaman sonra itikadi, ahlaki ve siyasi olarak bozulduğunu haber veriyor. Başta âlimler olmak üzere tüm müminlere, din adına bozulan ne varsa ıslah görevi yüklüyor. Bugün yaşanan bozulmanın bir kısmı geçmişten kaynaklandığı için, ıslah sorumluluğu olanlar işin çıkış noktasına, yani geçmişe gitmek durumunda kalıyor. Hâliyle bugünü ıslah eden bir ilim adamının yolu, bir şekilde geçmişle kesişiyor. Geçmişi değerlendiren ilim adamının sahih bir usulü/yöntemi olmak zorundadır. Zira geçmişte yaşayan insanlara karşı şer’i sorumluluklarımız var. Ayrıca yapacağımız değerlendirme bir yönüyle İslam tarihiyle, dolayısıyla İslam ile ilgili olacağından İslam’a karşı da sorumluluklarımız var. Yazıyı yazmamın bir diğer nedeni bugün ortaya atılan büyük iddiaların ardındaki gerçeklere ışık tutmak. Gördüğüm kadarıyla birçok insan; isimlerinin önünde yazan akademik unvanlar nedeniyle koca koca adamların yalan söylemeyeceğine veya sürekli ilmî kriterlerden ve hür düşünceden söz eden akademisyenlerin, gerçekten özgür düşünceli insanlar olduğuna ve dedikodu üretmeyeceğine inanıyor. Türkiye’de alanında çok iyi akademisyenlerin olduğu ve -tevhid ilmi hariç- tüm ilim camiasının faydalandığı nitelikli çalışmalar yaptıkları muhakkak. Ancak Batı tercüme bürosu gibi çalışan, dedikodu üreten, büyük iddialarla toplumu yanlış yönlendiren insanların olduğu da bir gerçektir. Ve ne yazık ki Türkiye’de akademi, nitelikli çalışmalar üreten bilim adamlarıyla değil; dedikodu üreten, sarsıcı iddialarla toplumu meşgul eden, “Faydasız ilimden sana sığınırım.” duasının pratik tefsiri olan… insanlarla gündeme geliyor. Bu nedenle yazının amacı, geçmişe yönelik her değerlendirmenin sahih kaynaklara dayanmadığını ve büyük/sarsıcı iddiaların çoğu zaman lafazanlıktan öteye geçmediğini göstermek. Tecrübem bana şunu gösterdi: Akademinin Allah Resûlü’nün (sav) sünnetine ve İslam tarihine yönelik iddiaları ne denli büyükse, yalan olma ihtimali de o oranda büyüktür ve mutlaka tahkik edilmesi gerekir. Önemli Bölümler: 00:00 Giriş 00:27 Bu Yazının Amacı 03:11 İslam/İlim Tarihine Yönelik Değerlendirmede Usul 06:07 2. Şer’i Sorumluluklarımızı Unutmama 07:51 3. Yaptığımız Değerlendirmelerin Daha Büyük Sorunlara Neden Olması 10:32 Usulsüz Geçmiş Değerlendirmesine Üç Örnek 12:59 El-İmâme ve’s Siyâse #İlim #Alim #makale #HalisBayancuk #EbuHanzala #TevhidDergisi #SesliMakale
Halis Bayancuk Hoca · Diğer videolar
1:25Bu Davet Durmaz! | Halis Bayancuk Hoca5 Temmuz 2026
1:47En Mert Olanı Firavundu! | Halis Bayancuk Hoca4 Temmuz 2026
1:38Bu Dava Twitter ve Youtube'la Başlamadı | Halis Bayancuk Hoca3 Temmuz 2026
1:44Ellerindeki Listeyi Sinsice Temizliyorlar | Halis Bayancuk Hoca2 Temmuz 2026
1:39Hesaplarımız Neden Kapatıldı? | Halis Bayancuk Hoca1 Temmuz 2026
18:02Sosyal Medya Engellemeleri ve Hesapların Kapatılmasına Dair | Halis Bayancuk Hoca30 Haziran 2026
