Video
Faruk Beşer Hoca'nın İddialarına Cevap - 2 | Halis Hoca (Ebu Hanzala)
Tevhid Dersleri · 5 Aralık 2020
Faruk Beşer Hoca'nın yazdığı makaleye ilmi bir cevap olması umulan Halis Hoca'nın (Ebu Hanzala) yazısı. Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN 04 Aralık tarihinde Yeni Şafak gazetesindeki köşesinde Faruk Beşer Hoca 'Tekfir Bedavet ve Haricilik Belirtisidir' başlıklı bir yazıyla tekfir konusuna devam etti. Faruk Beşer Hoca'nın başlığı şöyle de olabilir: 'Tekfirsizlik Tağuttan ve Şirkten Teberri Etmeme ve Şer'i Nasları Yalanlamadır'. Bu tarz genellemeler yapmak yerine daha dikkatli lafızlar seçilmesi elzemdir. Buna 'Şer'i tekfir', 'Şer'i olmayan tekfir' ya da 'Haklı ve haklı olmayan tekfir' diyebiliriz. Mutlak olarak tekfiri yermek, sahibini haricilikle yaftalamak; Kelime-i Tevhid'in hukukunu, İbrahim'in (as) milletine ittibayı ve şer'i nasları tasdik etme hukukunu ihlal etmek ve insanları bu hakikatlerden alıkoymaktır. Haksız tekfir ise, İslam'ın kesin bir dille yasakladığı haddi aşma, küfür ve şirk üzere olmadığı hâlde insanları tekfir etmektir. Haricilerin büyük günah sahiplerini tekfir etmeleri bu duruma örnektir. Allah (cc) büyük günah sahibini imanı nakıs, mertebesi düşük bir Müslüman kabul ediyorken; onlar, Allah'ın (cc) hükmüne razı olmayıp, bu sınıfın da kâfir olması gerektiğini iddia edenlerdir. Bu sebepten aşırı tekfir onlarla özdeşleştirilmiştir. Şayet kasıt bu sınıfa giren tekfirse, buna aklı başında her Müslüman karşıdır. Fakat kasıt, Allah'a şirk koşanların tekfiriyse bu da tersten hariciliktir. Harici, Allah'ın günahkar olanlara verdiği hükmü aşırı tabiatına kabul ettirememiş ve ona kâfir demiştir. Tersten harici ise, Allah'ın şirk koşanlara verdiği hükmü gevşek tabiatına kabul ettirememiş ve onları da günahkar kabul etmiştir. Bu zaviyeden bakılınca iki tutum da yanlış ve hatalıdır. İkisinde de şahsi tabiatın, Allah'ın (cc) ahkamının önüne geçirilmesi vardır. Faruk Hoca diyor ki: ' "Kim kardeşine kâfir derse ikisinden biri öyledir. Dediği doğru ise doğrudur, değilse küfür kendisine döner." (Müslim) Ama Nevevî bu hadisi açıklamakta zorlanır. Çünkü evet, birine kâfir demek büyük günahtır, ama büyük günah insanı dinden çıkarmaz, öyleyse bunu söyleyen ispat edemediğinde kendisi nasıl kâfir olur? O hâlde şöyle demeliyiz: Tekfircinin hükmü budur ama söyleyen birisine sen kâfir oldun diyemeyiz. Belki bu sözü ve fiili küfürdür diyebiliriz.' 'Ama Nevevî bu hadisi açıklamakta zorlanmıştır' ifadesi muğlak olup, Faruk Hoca'nın tam olarak neyi kastettiğini açıklamaya yetmese de, zahirinden anlaşılan mananın yanlışlığına dikkat çektik. Esasen sorunun temelinde, yazıların tamamına hakim olan üslup sorunu vardır. Faruk Hoca, on dört asırdır ümmeti meşgul eden, bir yönüyle akidenin konusu olan bir meseleyi 'çay sohbeti' edasıyla kaleme almıştır. Belli bir kesimin hedef alındığı, cahillik ve bedevilikle suçlandığı ve cevap verileceği muhtemel yazılarda daha dikkatli olunması gerektiği aşikardır. Faruk Hoca'nın bir başka iddiası şudur: 'İslam'ın en net yaşandığı selef asrında tekfir hastalığı yoktur. Cemel vakıasında ve Sıffin savaşında her iki taraf da sahabe. Hatta aşere-i mübeşşereden insanlar vardır. Ama taraflardan hiçbiri diğerini tekfir etmemiştir. Tekfir hastalığı haricilikle beraber başlamıştır.' Faruk Hoca bilmediğinden midir yoksa bilip de bilgiye yoğunlaşmadığından, fehmedemeyişinden midir bilemiyoruz ama yazısında tarihi hakikatlere taban tabana zıt genellemeler yapmaya devam etmektedir. Sahabe döneminde tekfir vardır; tekfir, haricilikle başlamamıştır. Sahabe döneminde, büyük günah işleyen fasıkları tekfir etmek yoktur. Akide esaslarına muhalefet eden, nassı inkar eden, haramı helal sayan ve dinde zorunlu bilineni reddedeni ise tekfir etmişlerdir. Faruk Hoca da dahil, ülkenin hatırı sayılır bilinçli bir kesiminin ise; puta tapınma ayinlerine mütemadiyen katılan, Allah'ın indirdikleriyle hükmetmeyen, ülkedeki tüm şirk ve haram müesseselerini işleten, şu an haçlı ordusuyla birlikte İslam ordularına bomba yağdıran bir partiye destek verdiğini bilmiyor mu? Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Tevhid Gündemi Haber Sitesi İçin: http://tevhidgundemi.com/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #TevhidDersleri #TevhidDergisi #EbuHanzalaHoca Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk
Tevhid Dersleri · Diğer videolar
3:29Rabbim Birdur Şuphesuz | Tevhidî Uyanış10 Temmuz 2026
16:06KATO Zirvesinin Perde Arkası | Tevhid Sanat8 Temmuz 2026
27:40Allah’tan Başkasına Adanan Adaklar | Kitabu't Tevhid 13 | Ömer Akduman26 Haziran 2026
4:08İdgâm-ı Bila Gunne | Tecvid Dersleri 2425 Haziran 2026
0:19Tevhidî Uyanış'tan Yeni Karadeniz Eseri: "Rabbim Birdur Şuphesuz"24 Haziran 2026
16:56Gıda Katkı Maddelerinin Görünmeyen Zararları | Gıda Y.Mühendis Cundullah Özalp | Helal ve Temiz23 Haziran 2026
