İçeriğe geç

Video

Eski Dost Düşman Olmaz Abd İran Yakınlaşması | Tevhid Dergisi | Sesli Makale

Tevhid Dersleri · 26 Ocak 2020

Eski Dost Düşman Olmaz Abd İran Yakınlaşması | Tevhid Dergisi | Sesli Makale Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Tevhid Dergisinin 42. sayısında yayınlanan Eski Dost Düşman Olmaz Abd İran Yakınlaşması başlıklı yazısını okumak için: https://bit.ly/2Go4XhW .... İran ve ABD son kırk yılın en çetin düşmanları.. Sovyetlerin dağılmasından sonra Kapitalizm ve Komünizm arasındaki kutuplaşma yerini Batı ve İslam savaşına bıraktı. 11 Eylül hadisesine kadar Batı'nın 'Düşman İslam' algısı İran üzerinden şekillendi. İran, takipçilerini 'Büyük şeytan ABD, küçük şeytan İsrail' üzerinden motive ediyor ve Dünya'da var olan zulüm ve fuhşiyatın müsebbibi olarak bu iki ülkeyi hedef gösteriyordu. ABD ise Batı'nın değerlerine düşman olan ve mücadele edilmesi gereken İslam'ı, İran'ın temsil ettiği İslam olarak dünyaya sunuyordu. Bunun yanında İran'ın şeriat esaslarına dayalı bir yönetimi, ayrımcılığa dayanan azınlıklar politikası, medyaya uyguladığı sansür, insan hak ve özgürlüklerini ayaklar altına alması kısaca 'Anti demokratik' uygulamaları vardı. Bu anlaşmayı ilginç kılan nokta burada gizli. ABD'nin İran'ı ötekileştirdiği ve kendisiyle beraber tüm dünyaya ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulamayı dayattığı tüm gerekçeler, hâlâ geçerli İran için... İran'ın ABD'yi büyük şeytan olarak ilan ettiği ve başta Suud olmak üzere körfez ülkelerinin ABD'yle iyi ilişkilerini 'Uşaklık ve hainlik' olarak yaftaladığı tüm gerekçeler de ABD için geçerli... Hatta İran'ın zikrettiği cürümlerine binlercesini ekledi bu sürede. Bu şartlara rağmen tarafların bu yakınlaşması ve dünyaya verdikleri samimi pozlar, elbette bu anlaşmayı ilginç kılıyor. 'Eski dost, düşman; eski düşman da, dost olmaz.' diyenler, yüzbinlerce yıllık tecrübeye dayanarak bunu söylemişler. İran ve ABD 'Dostluk-düşmanlık' ilkesinde itikadları yerle bir ettiği gibi, insanlık tecrübesine de ezber bozduruyor. Antlaşmayı önemli kılansa; bu antlaşmayla beraber İran'ın bölgede elde edeceği nüfuz ve ekonomik kalkınma... Yaklaşık kırk yıldır devam eden ambargoların İran'ı zor duruma soktuğu ve Rusya-Çin bloğunun desteği olmasa ekonomik yönden çökeceği bilinen bir hakikat. Bu antlaşma, ambargoları kaldırdığı gibi İran'ı Batı için yatırım alanı, Batı'yı ise İran için bir pazar hâline getirecek. Ekonomik sıkıntıların ayağına pranga vurduğu ve siyasi emellerini hayata geçirmede ağır davranan İran için bu ekonomik rahatlama, hareket esnekliği ve seriliği kazandıracaktır. İmkansızlıkları ve ekonomik sıkıntılarına rağmen Suriye, Irak ve Yemen'de bunca şerre sebebiyet veren İran'ın, bu sıkıntılardan kurtulmuş hâlinin bölgeye nasıl bir tufan olarak yansıyacağı öngörülebiliyor olsa gerek. Bunun yanında tarihi düşman ve rakip olan Türkiye karşısında eline nasıl bir fırsat geçtiği de aşikar. Özellikle AKP hükümetiyle başlayan, Türkiye'nin bölgede parlaması, halkların temsilcisi konumuna gelmesi, istikrar ve yatırım merkezi olması en fazla İran'ı rahatsız ediyordu. AKP'nin iyi ilişkiler ve bölgesel ittifaklar kurmak için yaptığı onlarca girişim, mezhebî ve tarihsel reflekslerle İran tarafından geri çevrilmiş ve karşılık bulmamıştır. Yapılan bu yeni antlaşmayla beraber İran'ın özgüven tazelediğini icraatlarından anlayabiliyoruz. Türkiye'de iç savaş başlatan PKK'yle yakınlaşması, resmi haber ajanslarında Türkiye (hususen Erdoğan ve AKP) aleyhine Batı'nın diliyle haber yapması, kendisine tanınan imtiyazların ve verilen sözlerin İran'da oluşturduğu ruh hâlini anlamamız için bizlere ip uçları veriyor. Türkiye bu yeni durumun başına açacağı dertlerin farkında elbette. Ancak İran'ın ve Batı'nın yönetim ve yönlendirilmesinde direkt söz sahibi olduğu PKK belası, bu yeni sürece karşı adım atmasına engel teşkil ediyor. ABD ötekileştirdiği ve Batı blokunu da yanına alarak yıllarca ambargo uyguladığı İran'ı, ne oldu da dost ve müttefik ülkeler arasına kattı? Eski düşmanlar ezber bozup dost mu oluyor, eski dostlar masa altı dostluklarını ilan mı ediyor? Kanaatimizce bu yeni sürecin çok yönlü değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü İran'a biçilen yeni rol, bölgede taşların yerinden oynayacağı, Sunni blok'un karşısında Şii blok'un öne çıkacağı ve önümüzdeki yüzyıla etki edecek gelişmelere gebe olan bir süreç... Son on yıl içinde yaşanan gelişmeleri de bu yeni antlaşmayla beraber değerlendirdiğimizde, meselenin daha iyi anlaşılacağı kanaatindeyiz. ... Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #iran #abd #SesliMakale Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar

Tevhid Dersleri · Diğer videolar