Video
Çoğunluğa Uymak | Siyer Notları - 6 | Enes Yelgün
Tevhid Dersleri · 10 Kasım 2020
Çoğunluğa Uymak | Siyer Notları - 6 | Enes Yelgün Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN 2. Fıtratlardaki Çoğunluğa Uyma Meyli İnsan zayıf bir varlıktır. Bu yüzden, yaşamını rahat bir şekilde devam ettirebilmek için sürekli bir gücün arkasına sığınma ihtiyacı hisseder. Bu güç bazen mal, bazen akrabalık bağı, bazen de çoğunluğa tabi olma olarak ortaya çıkar. Allah'tan başka, insanın dayandığı bütün güçlerin, ancak O'nun dilemesi ile ayakta kalabileceğini bilen mümin ise, her zaman Aziz ve Hakim olana dayanır güvenir. Bu bilinçten yoksun olan insan, Allah'a (cc) kul olup, dünya ve ahirette izzetlilerden olma fırsatını kaçırmıştır. O yüzden dünyadaki gelip-geçici dayanakların peşinde, köle olarak zelil bir şekilde yaşamaya mahkum olur. Allah (cc) En’am Suresi 116. ayette şöyle buyuruyor: “Eğer sen yeryüzünde bulunanların bir çoğuna itaat edersen, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar. Onlar ancak yalan söyleyen ve iftira edenlerdir.” Bu ve benzeri birçok ayette Allah (cc) müminlere ‘çoğunluğun’ ne demek olduğunu hatırlatmaktadır. Bununla beraber herşeyin hakikatını bilen yaratıcı, nefislerde var olan çoğunluğa uyma meylini yok saymamıştır. Hatta çoğunluğun kötü olarak bilinse bile insanlar, kendine çekebileceğini peygamberine vahyetmiştir: “De ki: Kötü şeylerin çoğunluğu senin hoşuna gitse de, kötü ile iyi bir olmaz. Şimdi ey akıl sahipleri: Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz.” (5/Maide, 100) Ayet durumu özetlemektedir: Allah'ın (cc) yolundan başka bir yola çağıranlar şehirler ve ülkeler dolusu insan yığınları da olsa Allah'a davet eden bir avuç müslümanla kıyas dahi edilemez. Bu anlayışın mümin kalbe yerleşmesinin anahtarı ise ayetin sonunda saklıdır: Takva! Maalesef ölçülerin birbirine girdiği Arap cahiliyesinde, ondan önceki ve sonraki tüm cahiliyelerde, söylenen sözün değeri takipçilerinin azlığı veya çokluğu ile değerlendirilmiştir. Peygamber’in (sav) anlattığı dine ‘Etrafında ona iman eden kaç kişi var ki?’ diyerekten karşı çıkanlar putperestliği, ‘Asırlardır kalabalık insan kitleleri tarafından kabul ediliyor’ gerekçesiyle rahatlıkla savunabiliyorlardı. Ne de olsa gönül huzuru ile taklit edebilmek için gerekli şart yerine gelmişti: ‘Çoğunluk böyle düşünüyor! 3-5 kişinin söylediklerinden ne çıkar ki?’ Bu tür diyaloglar tevhid davetçilerine çok da yabancı değil. Allah'ın ayetlerini ve Peygamberin sünnetini selefin anladığı şekilde anlayıp insanlara anlatınca hangi cevaplarla karşılaşıyorlar: ‘Sizin gibi düşünen kaç kişi var? Cemaatiniz kaç yıllık? Sohbetinize kaç kişi geliyor?...’ İmanını istatistiklere bağlayan bu gafillere bir kaç örnek verelim: Nuh aleyhisselam dokuzyüz elli sene boyunca davet yaptı. Kaç kişi ona iman etti? İbrahim (as) tek başına bir ümmet değil miydi? Kıyamet günü, kendisine iman eden hiç kimse çıkmadığı için tek başına dirilecek olan Peygamberlerin olduğunu okumadınız mı hiç! Çoğunluğunuzla övüne durun bakalım! Gerçek terazinin kurulacağı o günde Allah (cc), aramızda en güzel hükmü verecek olandır. “Rabbinden apaçık bir delil üzere olan, kötü ameli kendisine süslü gösterilen ve hevalarına uyan kimseler gibi midir?” (47/Muhammed, 14) 3. Tağutların, Geleneklerin ve Tahrif Edilmiş Dinin Arkasına Sığınarak Hakimiyetlerini Güçlendirme İstekleri Allah (cc) Yunus Suresi 78. ayette şöyle buyuruyor: “Dediler ki: Siz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndürmek ve yeryüzünde büyüklük ikinizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz size inanmıyoruz!” Ayette geçen cümle, Musa'nın aleyhisselam davetine Firavunun ve yanındaki üst tabakadaki kişilerin verdiği cevaptır. Nuh’un aleyhisselam davetine de, Mü’minun suresinde geçtiği şekliyle hemen hemen aynı yanıt gelmiştir. Elbette cahiliyenin Arap yarımadasındaki temsilcilerinden farklı bir karşılık beklenemezdi. Tüm bu yanıtlar, toplumun efendilerinin taklitçiğe yani atalarının yolundan gitmeye niye bu kadar çok önem gösterdiğini deşifre ediyor. Çünkü tahrif edilmiş ve hala tahrif edilmeye müsait atalar dini, yeryüzünde ilahlığa soyunanların elinin tersiyle asla itemeyeceği bir fırsattır! Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Tevhid Gündemi Haber Sitesi İçin: http://tevhidgundemi.com/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #TevhidDersleri #TevhidDergisi #EbuHanzalaHoca Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk Çoğunluğa Uymak | Siyer Notları - 6 | Enes Yelgün
Tevhid Dersleri · Diğer videolar
3:29Rabbim Birdur Şuphesuz | Tevhidî Uyanış10 Temmuz 2026
16:06KATO Zirvesinin Perde Arkası | Tevhid Sanat8 Temmuz 2026
27:40Allah’tan Başkasına Adanan Adaklar | Kitabu't Tevhid 13 | Ömer Akduman26 Haziran 2026
4:08İdgâm-ı Bila Gunne | Tecvid Dersleri 2425 Haziran 2026
0:19Tevhidî Uyanış'tan Yeni Karadeniz Eseri: "Rabbim Birdur Şuphesuz"24 Haziran 2026
16:56Gıda Katkı Maddelerinin Görünmeyen Zararları | Gıda Y.Mühendis Cundullah Özalp | Helal ve Temiz23 Haziran 2026
