İçeriğe geç

Video

Büyük Resmi Tek Kareye Sığdıran Objektif: Gezi Parkı Olayları | Tevhid Dergisi | Sesli Makale

Tevhid Dersleri · 8 Aralık 2019

Büyük Resmi Tek Kareye Sığdıran Objektif: Gezi Parkı Olayları | Tevhid Dergisi | Sesli Makale Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Bir ayı aşkın bir süredir Gezi Parkı olayları Türkiye gündemini meşgul ediyor. Çevreci bir hassasiyetle başladığı düşünülen olaylar rüzgarın büyüttüğü yangın misali, ülkenin dört bir yanını kuşattı. Kısa zaman içinde meselenin birkaç ağaçtan ibaret olmadığı anlaşıldı. İçte ve dışta dost sanılanlar da dahil, bir AKP karşıtlığına dönüştü olaylar. Ülkenin resmen bittiği tescillenen devrimci, sol, liberal ve demokratları Türkiye’de Tahrir Meydanı üretme hayali peşinde koştular. Olaylarla ilgili bir çok senaryo yazıldı. Programlar yapıldı. Kimileri olayın tamamen dış mihraklarla ilintili olduğunu savunurken; bir diğer kesim olayı sosyolojiyle açıklama yolunu tuttu. Bu vesileyle AKP'den rahatsız olan tüm kesimlerin rahatsızlık sebepleri açıklanmış oldu. Tabi bu İslamî camia için de ilginç bir sınavdı. AKP tağutluktan, Müslümanları temsil eden hükümet mertebesine terfi etti(!) AKP’nin İslam’la taban tabana zıt iç ve dış siyaseti, İslamî argümanlarla desteklendi. Hatta daha ileri gidip, yaşananları Ahzap gününe benzeten ve AKP’yi Allah Rasûlü’nün (sav) pak siretine kıyas edenler de oldu. Olayların Seyri Olaylar gezi parkında yapılan eylemlerle başladı. Tepkinin, ilk etapta polisin orantısız güç kullanımı nedeniyle büyüdüğü düşünülürken, daha sonra planlı bir eylemin kendini hissettirmesiyle, bunun asıl etken olmadığı anlaşıldı. Sosyal medya devreye girdi. Olaylar abartıldıkça abartıldı. Televizyon ekranlarından olayı izleyenler Türkiye’de bir iç savaş çıktığını zannettiler. Ardından dünya basını devreye girdi. Türkiye’deki olaylar, haber bültenlerinde ilk sırayı almıştı. Manşetler Gezi Parkı için atılıyordu. Türkiye’de hak ve özgürlük arayan gençler ve onlara bu hakkı tanımayan bir hükümet vardı. Düne kadar ülkenin demokratik ve ekonomik gelişmelerini üçüncü dünya ülkelerine örnek gösteren medya araçları, şimdi diktatörlükten söz ediyorlardı. Tayyip Erdoğan’a övgüler düzen küresel yayınlar, onu halkına zulmeden bir padişah şeklinde tasvir etmeye başladılar. Daha ilginç olanı ise Arap halkların ayaklanması günlerine benzer bir gelişmenin yaşanmasıydı. Twitter sahipleri Gezi Parkı için atılan tweetleri, retweetleyerek kendi sayfasından yayınladı. Böylece tüm dünyada milyonlarca insanın gündemine bu mesele sokulmuş oldu.Ve o günlerde üç milyona yakın tweet atıldı. CNN, BBC gibi tüm dünyanın yakından takip ettiği kanallar yalan haberler yapmaya başladı.Yalan olduğu dakikalar sonra anlaşılacak açıklıktaki haberleri, hiç çekinmeden yayınladılar. Daha ilginç olanı Türkiye’ye savaş muhabirlerini yolladılar. Aynı günlerde, otellerden ve meydanlardan birçok yabancı uyruklu insan toplandı. Gerek görsel ve yazılı medyada, gerekse sosyal medyada yalan haberlerin ardı arkası kesilmedi. Özellikle sanatçı ve siyasetçilerin sahaya çıkmasıyla işin rengi değişti. Her çağ ve zamanda küfrün imamlığını üstlenen ve kavmin "mele"si olan bu zatlar, demeç ve tweetleriyle bu yalan haberlerin gündemde kalmasını sağladılar. AKP olayları önemsemiyor gibi dursa da, ciddi sıkıntılar yaşadı. Öyle ki; Başbakan’ın sıkıntısı sesinden anlaşılıyordu. Nasıl olmasındı? Olaylar 27 Mayıs’ta başlamıştı. 'Üç beş çapulcunun eylemi' dediği olaylar, her yanı kuşatmıştı. Dost bildiği ve memnun etmek için envai tavizler verdiği insanlar, eylemlerde baş roldeydi. Kutsal müttefiki olan cemaat, homurdanmaya başlamıştı. Kimisi otoriterleşmekten, kimi güç zehirlenmesi ve kibirden bahsediyordu. Daha ilginci cemaat adına silahşörlük yapanlar 'bu millet Başbakan’a 'one minute' demelidir' diyerek çok derin hesaplara işaret ediyorlardı. Bu lafın içinde ekonomik raconlar, Mavi Marmara’da hükümetin özür dilemeyi diretmesi, Hakan Fidan’ın İsrail’e rağmen Mit Başkanlığına getirilmesi, savcı krizi, kurumlardan cemaate yakın isimlerin tasfiyesine kadar o kadar mana gizliydi ki... Gezi parkı eylemcileri bazı taleplerde bulunmuştu. Bunlar: Taksim projesi dursun, tutuklular serbest bırakılsın, şiddet kullananlar hakkında soruşturma açılsın... Buraya kadar gayet makul olan talepler ilginç bir mecraya kaymış ve: Üçüncü köprü projesi dursun, Kanal İstanbul projesi dursun, Yeni havalimanı projesi dursun, Tevhid Dergisi “Büyük Resmi Tek Kareye Sığdıran Objektif Gezi Parkı Olayları” başlıklı 18. Sayısının Tamamını Okumak İçin: https://bit.ly/2P51NEV Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #GeziParkı #TevhidDergisi #SesliMakale ebu hanzala hoca tevhid dergisi tevhid dersleri

Tevhid Dersleri · Diğer videolar