Video
Asıl Güçlü Kim? | Siyer Notları - 7 | Enes Yelgün
Tevhid Dersleri · 17 Kasım 2020
Asıl Güçlü Kim? | Siyer Notları - 7 | Enes Yelgün Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Taklitçi Cahili Toplumun Vasıfları 1. İnanışlarında Şüphe İçindedirler Bir insanın 'ben bu fikre inanıyorum' iddiasında samimi olup-olmadığını nasıl anlarız? Bu kişiye iddiasının neye dayandırdığı sorulur, eğer bir delili varsa ve her şüphe içerikli söylem karşısında afallamıyorsa, gerçekten inanıyordur. Tersi ise, neye inandığını bilmeden sırf birileri öyle düşünüyor diye bir inancı kabul etmektir. Bu, inanış biçimi, dışı ne kadar güzel görünürse görünsün, temeli çürük olan bir binaya benzer. En küçük bir şüphe esintisinde sarsılmaz gibi gözüken bu yapı yerle bir olacaktır. Taklitçi cahili toplumun, inançlarında tereddüt içinde oldukları Kur'an'da birçok kere bize gösterilmiştir. Bunların içinden en dikkat çekici örnek ise İbrahim'in aleyhisselam kavmi ile olan diyaloğudur: “İbrahim o zaman babasına ve kavmine demişti ki: 'İbadet edip durduğunuz bu heykeller de ne oluyor?', 'Atalarımızı bunlara ibadet ederken bulduk' dediler. İbrahim 'And olsun ki siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz' dedi. Onlar: 'Sen bize Hakk'ı mı getirdin yoksa şaka mı yapıyorsun?' dediler.” (21/Enbiya, 52-55) İbrahim'in (as) kavminin verdiği bu cevap, itikad ile ilgili iyice düşünmüş, gerekli araştırmayı yapmış, delillerine güvenen birilerinin ağızından çıkar mı hiç? Yukarıda zikrettiğimiz ayetlerin devamında İbrahim'in aleyhisselam, kavminin putlarını kırdığı sahneler anlatılıyor. İbrahim aleyhisselam sadece büyük putu sağlam bırakıyor ve daha sonra kavmi ile arasında şu konuşma geçiyor: “Dediler ki: 'Tanrılarımıza bunu sen mi yaptın, ey İbrahim?', 'Hayır' dedi. 'Onların şu büyükleri bunu yapmıştır. Onlara sorun. Eğer konuşabilirse size cevap versin!'. Kavmi, kendi vicdanlarına dönerek birbirlerine dediler ki: 'Muhakkak asıl zalimler sizlersiniz' Sonra baş aşağı edildiler ve şöyle dediler: 'Sen de çok iyi bilirsin ki bunlar konuşamazlar.' (21/Enbiya, 62-65) Şu gel-gitlere bir bakın?! İtikatlarının temeli olan putları ilah kabul etme meselesinde dahi nasıl da tereddüt içindeler? Çok kısa bir süre zarfında, bu kadar önemli bir konuda dahi, ne kadar çabuk fikir değiştirip, duruyorlar. Daha da kötüsü cahili toplum içersindeki herkes 'Acaba inandığım şey doğru mu yanlış mı?' diye tereddüt içinde değil. Çoğunluk böyle olsa da bunlardan bir gömlek üstte olanları da var. Onlar ise itikatlarının ve amellerinin yanlış olduğunu bildikleri halde, atalarının dinine tabi oluyorlar: “Muhakkak ki onlar atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı. Yine de onların izleri üzere sürat ve ısrarla koşturuyorlar.” (37/Saffat, 69-70) Bu iki zümre karşısında ise, saf ve tertemiz Allah subhanehu ve teâlâ inancına sahip mümin bir topluluk vardır. Müminin zihninde itikadı ve ameli ile alakalı en ufak bir şüphe bile mevcut değildir. Çünkü o Hakk'a tabi olmuştur. Zannı elinin tersi ile itmiş, ilmi kuşanmıştır. Nasıl böyle olmasın ki? Allah subhanehu ve teâlâ insanlar arası ilişkilerde dahi zannın bir şey ifade etmediğini söylüyor: “Ey iman edenler zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Kiminiz, kiminizin gıybetini yapmasın...” (49/Hucurat, 12) 2. Gerçek Güçten Yoksundurlar Toplumlara düşünceleri aşılamak iki türlüdür: Ya kaba kuvvet kullanırsınız ya da ikna edici delilleri sunarsınız. İslam, davetini ulaştırdığı kitlelere, onların fıtratlarına uygun hak olan delilleri sunar. Bu şekilde onları ateş çukurundan kurtarmaya çalışır. Kuvvet ise davetin ulaşmasını engelleyen zorbalar ortaya çıkınca devreye girer. Taklitçi cahili güçlerin ise sunabilecekleri delilleri yoktur. Önceki kuşaklardan miras aldıkları ve körü körüne bağlandıkları temelsiz inanışları, toplumun her kesimine kabul ettirmek isterler. Bu durumu kabul etmeyenler ve Allah'ın (cc) dinini insanlara ulaştırmaya çalışanlar ortaya çıkınca da, Hakk'a karşı büyüklenme ve zulüm başlar. Kimilerini Ashab-ı Uhdud'a yaptıkları gibi ateşten çukurlara atarlar. Kimilerinin de etlerini kemiklerinden ayırırlar. Bazı Peygamberleri taşlamakla, bazılarını ise sürgün etmek veya öldürmekle tehdit ederler. Küfrün Karanlıklarından, Vahyin Aydınlığına… Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #TevhidDersleri #TevhidDergisi #EbuHanzalaHoca Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk Asıl Güçlü Kim? | Siyer Notları - 7 | Enes Yelgün
Tevhid Dersleri · Diğer videolar
3:29Rabbim Birdur Şuphesuz | Tevhidî Uyanış10 Temmuz 2026
16:06KATO Zirvesinin Perde Arkası | Tevhid Sanat8 Temmuz 2026
27:40Allah’tan Başkasına Adanan Adaklar | Kitabu't Tevhid 13 | Ömer Akduman26 Haziran 2026
4:08İdgâm-ı Bila Gunne | Tecvid Dersleri 2425 Haziran 2026
0:19Tevhidî Uyanış'tan Yeni Karadeniz Eseri: "Rabbim Birdur Şuphesuz"24 Haziran 2026
16:56Gıda Katkı Maddelerinin Görünmeyen Zararları | Gıda Y.Mühendis Cundullah Özalp | Helal ve Temiz23 Haziran 2026
