İçeriğe geç

Video

Allah Resulü'ne Hakaret Edenler Karşısında Müslimce Tavır | Tevhid Dergisi | Sesli Makale

Tevhid Dersleri · 24 Mayıs 2020

Allah Resulü'ne Hakaret Edenler Karşısında Müslimce Tavır | Tevhid Dergisi | Sesli Makale Diğer sosyal medya hesaplarımızdan yayınlamadığımız özel paylaşımlarımızdan güncel olarak haberdar olmak için linke tıklayarak WhatsApp hattımıza abone olabilirsiniz; https://bit.ly/2xHiHzN Tarihin her safhasında Rasûllere düşmanlık eden, onlarla alay eden, onların hüccet ve beyanları karşısında söyleyecek sözleri olmadığından onlara hakaret eden azılı kafirler olmuştur. Kur'an-ı Kerim'den öğrendiğimiz kadarıyla bu durum, Allah'ın değişmez sünnetlerindendir ve risalet vazifesiyle memur her bir Peygamberin karşılaştığı şeydir. "Senden önce de Peygamberlerle alay edilmişti. Fakat onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıverdi." (6/En'am, 10) "Onlara hiçbir Peygamber gelmiyordu ki, onunla alay etmiş olmasınlar." (15/Hicr, 11) "O inkârcılar, seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve 'İlahlarınızı diline dolayan bu mudur?' diyorlar. Hâlbuki onlar, Rahmân'ın kitabını inkâr ediyorlar." (21/Enbiya, 36) Bu ayetler, gerek Peygamberimizin (sav) gerek de ondan önce gönderilen Resullerin, kafirlerin inkar ve alaylarına muhatap olduğunu gösteriyor. Charlie Hebdo'nun, Allah Resulü'yle (sav) alay eden karikatürleri yayınladığında, çok daha öncesinde Selman Rüşdi vakıasında ve benzeri hadiselerde konuya dair çok şey söylendi. Fransa'da iki gencin; sadra şifa, izzeti bu ümmete yeniden hissettiren duruşlarından sonra, bu konu tüm yönleriyle dünyanın gündemine oturdu. Kafirler, Rasûllerle alay edecekler. Bunun, Allah'ın (svt) sünneti olduğunu biliyoruz. Asıl soru; bunun karşısında Müslümanca tavrın ne olduğudur? Allah'ı razı eden, şayet yaşasaydı Peygamberi de razı edecek olan ve tüm ümmetin beklentisini karşılayacak tepki nasıl olmalıdır? Peygamberin, Kendisine Sövenlere Karşı Tavrı Abdullah bin Amr bin As (r.a) anlatıyor: "Bir gün müşriklerin Kâbe yanındaki hatimde bir araya geldiklerini gördüm. Rasûlullah'tan bahsederek şöyle diyorlardı: 'Bu adama sabrettiğimiz kadar hiç kimseye sabretmedik. O, bize hakaret etti. Atalarımıza sövdü. Dinimizi kötüledi. Cemaatimizi dağıttı. İlahlarımıza küfretti.' Bu sırada, Rasûlullah efendimiz çıkageldi. Kâbe'yi tavaf ederek yanlarından geçti. Bazı müşrikler, Rasûl'e laf attılar. Bu lafları duyduğu ve rahatsız olduğu, Rasûlullah'ın mübarek yüzünden anlaşıldı. Geçip gitti. İkinci defa yanlarından geçtiğinde yine aynı sözlerle karşılaştı. Yine rahatsız olduğu, yüzünden anlaşıldı. Üçüncü kez yanlarından geçerken, aynı şekilde kendisine laf attılar. Bunun üzerine Peygamber, onlara şöyle dedi: 'Beni duyuyor musunuz ey Kureyşliler? Ben sadece sizi kesmekle gönderildim!' Orada bulunanlar, bu sözü işittiler, sükûtla dinlediler. O kadar sessizleştiler ki, sanki her birinin başının üzerinde bir kuş vardı da, o kuşu ürkütüp uçurmamak için seslerini çıkarmıyor ve hareket etmiyorlardı. Hatta orada bulunan müşriklerin, Peygambere karşı en şiddetli olanları bile şöyle diyordu: 'Ey Eba Kasım, doğruca yoluna git, sen cahil bir kimse değilsin.' " (Müsned, Ahmed) Bu hadise, Allah Rasûlü'nün kendisiyle alay eden, ona ve getirdiklerine hakaret edenlere karşı tutumunu resmetmektedir. Aynı zamanda Mekke'de yaşanan bazı hadiseleri nasıl anlamamız gerektiğine de işaret etmektedir. Allah Rasûlü (sav) gücünün olmadığı, müminlerin sıkıntıya düşeceği mustazaflık hâlinde müşriklere, fiilî olarak karşılık vermemiştir. Ancak bu durum, müşriklere gösterilmesi gereken tavrın, sabır ve hoşgörü olduğu anlamına gelmez. Allah Rasûlü, bu tavrıyla onların hak ettiklerini, onlara hatırlatmış; güç ve imkâna kavuştuğunda da bu sözlerinin gereğini yerine getirmiştir. Bu durumda, Mekke'de yaşanan bazı vakıaları öne sürerek, onunla (sav) alay edenlere karşı hoşgörülü olmayı ve sabrı tavsiye eden asrımız belamlarının yaptıkları, nasları tahrif etmekten öteye geçmemektedir. Allah Rasûlü'nün, imkân bulduğunda alaycılara karşı tavrını, Ka'b bin Eşref suikastı göstermektedir. Rasûlullah (sav): " 'Ka'b b. Eşref'in hakkından kim gelecek? Zira bu, Allah ve Rasûlü'ne eza veriyor!' buyurdular. Muhammed b. Mesleme: 'Onu öldürmemi ister misiniz?' dedi. Peygamberimiz: 'Evet!' deyince Muhammed b. Mesleme: 'Hakkınızda menfi şeyler söylememe de izin veriyor musunuz? (Güvenini kazanmamız için buna gerek olacak)' dedi. Peygamber, ona bu hususta izin verdi. ... Tevhid Dergisi 36. sayısında yayımlanan bu yazıyı okumak için: https://bit.ly/2zqsfni Kanalımıza Destek Olmak İçin; https://bit.ly/2Xx0vnW Ebu Hanzala Hoca Kanalı için; https://bit.ly/2XzV7jZ Tevhid Meali İçin: https://tevhidmeali.com/ Bütün Videoları İzlemek İçin; https://tevhiddersleri.org/ Dergilerimiz ve Kitaplarımıza Ulaşmak İçin: http://tevhiddergisi.org/ Şeri sorularınızı [email protected] mail adresi üzerinden sorabilirsiniz. #Hakaret #TevhidDergisi #SesliMakale Ebu Hanzala Hoca Tevhid Dergisi Tevhid Dersleri Dini videolar Halis Bayancuk

Tevhid Dersleri · Diğer videolar